Obezite TedavileriMide Baypası

Antalya Mini Gastrik Bypass Fiyatları

Mini gastrik bypass işlemi obezite tedavisi ve metabolik cerrahi için tercih edilen yöntemlerden biridir. Bu yöntem sayesinde kişiler kontrollü bir şekilde kilo verebilirler. Yüksek oranlarda bunu gerçekleştire yöntem, kilo nedeniyle meydana gelebilecek hastalıkları da önleyecektir.

İyileşme süreçlerinin kısa olması sebebiyle mini gastrik bypass uygulaması günümüzde sıklıkla tercih edilir. Bu tedavi Tip 2 diyabet hastalığında önemli bir tedavi yöntemi olma özelliğine sahiptir. Tüp mide ameliyatına alternatif bir yöntem olma özelliğine sahip olan uygulama mide hacmini küçülttüğünden kişilerde sürekli tokluk hissi yaratır. Böylece hastalar daha az besin tükettiklerinden kilo kontrolleri de elde edilmiş olur.

Bu operasyon sayesinde küçük aletler kullanılarak midede oluşturulan tüp yanında bağırsak çalışma mekanizmalarına da yön verilir. Besinlerin emilim oranları düşürülerek bazı besinlerin emilmeden atılması sağlanır.

Bağırsağın yaklaşık olarak 2 metrelik bölümünde gerçekleştirilen operasyon sayesinde emilimi sağlayan dokuların devre dışı kalması sağlanır. Böylece kana karışan enerji miktarının düşürülmesi mümkün olur. Bu sayede hastaların yedikleri yiyecekler çoğunlukla sindirim ile kana karışmadan dışarı atılacaktır.

Mini gastrik ameliyatı tedavisi için üçüncü aşamada hormonal düzenleme gerçekleştirilir. Mide uyarılması minimuma indirilerek açlık hissinin çok daha az hissedilmesi mümkün olur. Bu sayede hastalar her zaman tok olduklarını düşündüklerinden aldıkları besin miktarında azalma olduğundan kilo verme mümkün olur.

Mini Gastrik Bypass Artıları ve Eksileri Nelerdir?

Mini Gastrik Bypass Artıları ve Eksileri Nelerdir
Mini Gastrik Bypass Artıları ve Eksileri Nelerdir

Cerrahi operasyonların tamamında olduğu gibi mini gastrik bypass işlemi için de çeşitli yan etki durumları söz konusu olabilir. Karaciğerden salınan sıvıların mide ile temas etmesi sonucunda midede tahrip durumları söz konusu olabilir. Bu da operasyondan sonra hastalarda reflü meydana gelebileceği anlamına gelir.

Mini gastrik bypass ameliyatı olan kişiler zaman sürecinde doktorun süreci yönteme politikasına uymadığında hızlı kilo alma ya da aşırı kilo kaybı gibi istenmeyen durumlar söz konusu olabilir. Bunun yanında uygulamadan sonra hastalarda farklı hastalıkların gelişmesi gibi durumlar da söz konusu olabilir.

Mini gastrik bypass uygulamasından sonra hastalar birkaç gün sıvı besinler ile beslendikleri için hastalarda uygulamadan sonra birkaç gün boyunca ishal durumu söz konusu olabilir. Bu uygulamanın bazı dezavantajları olsa da yararları da oldukça fazladır. Bu nedenle günümüzde mide küçültme operasyonları içerisinde sıklıkla tercih edilenlerden biridir.

Mide gastrik bypass uygulamasından sonra hastaların beslenme programlarına aksatmadan uymaları gerekir. Operasyondan yaklaşık iki hafta sonra egzersizlere başlamak hastaların kilo vermesine yardımcı olacaktır. Bunun yanında çeşitli hastalıklara neden olan ve ameliyat gerektiren şeker ve yağlı gıdalardan uzak durulmalıdır. Bu sayede ameliyatın başarı oranlarında da artış meydana gelir.

Mini Gastrik Bypass Ameliyatı Kimler İçin Uygundur?

Mini gastrik bypass kimlere uygulanır sorusu bu işlemi yaptırmayı düşünen kişiler tarafından merak edilir. Hasta seçiminde bakılan kriterler obezite cerrahisi alanındaki kriterler ile benzerlik gösterir. Hastaların yaşı, metabolik hastalıkları, vücut kitle indeksi, hital fıtık ya da reflüsünün olup olmadığı, ince bağırsağın sağlık durumunun kontrol edilmesi sağlanır. Bu durumlar kontrol edilerek hastaların mini gastrik bypass ameliyatına uygun olup olmadıklarına karar verilir.

Metabolizma Hastalıkları

Mini gastrik bypass öncesi hastalarda dikkat edilen durumlardan biri metabolizma hastalıklarının olup olmadığıdır. Eğer bu tarz bir hastalık varsa bunun ne kadar şiddetli olup olmadığına bakılır. Kişilerde ileri düzeylerde metabolik hastalıklardan biri de tip 2 diyabet durumudur.

Vücut Kitle İndeksi

Hastaların yaşı, boy kilo oranları bu operasyon açısından son derece önemlidir. İşlem 18 yaşındaki bireylerden operasyona elverişli olan ileri yetişkinlere kadar geniş bir yaş aralığında gerçekleştirilebilir. Morbid obez ile obez grubunda bulunan vücut kitle indeksi 35 ve üzerinde olan kişilerde iyi sonuç almak mümkündür.

Mini Gastrik Bypass İşlemi Nasıl Uygulanır?

Kişilerin doktor kontrollerinde kilo vermesi her zaman daha iyi sonuçların elde edilmesine yardımcı olur. Obezite hastası olan bireylerin diyet programlarına uyarak ve egzersiz yaparak kilo vermeleri son derece zorlu ve sabır gerektiren bir süreçtir. Kişilerin obezite hastalığı ile başa çıkabilmeleri adına mini gastrik bypass ameliyatı sıklıkla tercih edilir.

Obezite sorunu olan kişiler günlük yaşamlarında çeşitli sıkıntılarla uğraşırlar. Bu zorluklar arasında;

  • Arkadaş ortamlarında çok hareketli olamazlar. Çok hızlı bir şekilde yorulurlar ve tüm vücutta ağrı durumları söz konusu olur.
  • Kişiler kolay bir şekilde hareket edemediklerinden tuvalet ihtiyaçlarını karşılarken yardım gerekli olabilir.
  • Çevrelerindeki kişiler tarafından dalga konusu olabilirler. Bu durum hastaların psikolojik bakımdan sıkıntılar yaşamasına neden olur. Hastalar bu süreçte kendilerini yalnızlaştırabilir ve depresyona girmeleri gibi bir durum söz konusu olabilir.

Obezite hastaları bu tarz sorunlarla sürekli karşı karşıya kaldıkları için bir süre sonra hayattan zevk alamaz duruma gelirler. Bu durum hastaların çok daha kötüye gitmesine neden olabilir. Bunun yanında sağlıklarını hiç umursamamaları gibi durumların yaşanmasına da neden olabilir. Bu gibi sorunlar halinde hastalar eğer diyet ve egzersiz ile kilo veremiyorsa mini gastrik bypass ameliyatı olmaları çok daha doğru olacaktır. Bu ameliyat sayesinde hastalar daha rahat bir şekilde kilo verebilir ve sağlıklı bir hayata kavuşabilirler.

İnce bağırsağın başlangıç bölümünde yer alan 200 cm büyüklüğündeki kısım kişilerin yedikleri besinler için ayrılır. İnce bağırsaktan ayrı olan bu bölümde sindirim ve emilim işlemlerini gerçekleştiren safra ve diğer sıvılar bulunur. Bu uygulamada bu alan ile midenin çıkış kısmının yerleri değiştirilir.

Mini gastrik bypass ile hem mide hacmi küçültülür hem de ince bağırsakların bir bölümünden gıdanın emilimini kısıtlayıcı işlemler gerçekleştirilir. Bu ameliyat tamamen kapalı yöntemle gerçekleştirilir. Karında büyük kesi açılma durumları söz konusu olmaz. 1 cm altında olan 5-6 kesi açılması ile uygulama gerçekleştirilir.

Açılan kesilerden karın içerisine kamera ve ameliyat için gerekli olan aletler yerleştirilir. Ameliyat esnasında kullanılan kameralar ve ameliyat aletleri bu kesilerden geçebilecek küçüklüktedir. Bu ameliyat sırasında mide girişinde küçük bir mide tüpü oluşturulur. Ardından mide kalanından tamamen ayrılması sağlanır. Ameliyattan sonra kullanılacak olan mide, küçük bir tüp haline getirilen mide kısmıdır. Herhangi bir organın kesilip dışarı çıkarılması gibi bir durum söz konusu olmaz. Midenin kalan bölümü atıl olarak karın içerisinde kalacaktır. Bunun yanında salgılarını üretmeye devam eder.

Yeni elde edilen küçük tüp mide ince bağırsağa bağlanarak gıdaların bağırsaklardan geçmesinin sağlanması gerekir. Bu uygulama ameliyatın ikinci bölümünü oluşturur. Elde edilen küçük mideye yeni bir yol yapılır ve ince bağırsağın başlangıcındaki iki metrelik kısım atlanarak ince bağırsak ortasına yakın bir yerden mide ile bağlantı sağlanır.

Mide ve İnce Bağırsak Birbirine Nasıl Bağlanır?

Mide ile ince bağırsak bağlantısı çoğunlukla stapler olarak isimlendirilen zımbalar ile gerçekleştirilir. Bu stapler ismi verilen zımbalar kapalı yöntem için uygun olarak üretilen aletlerdir. Mide ve bağırsağın birbirine yapıştırılması sağlanır ve arada geçişi sağlayacak şekilde boşluk elde edilir. Yağılan bağlantı anastomoz olarak isimlendirilir.

Anastomoz iki boş organın birbirine ağızlaştırılıp bağlanmasına verilen isimdir. Sindirim sisteminde bir organ veya ir organın bir kısmının çıkarılması durumunda kalan iki uç anastomoz ile birbirine bağlanmalıdır.

Mini Gastrik Bypass Sonrası Beklenen Kilo Kaybı Nasıl Olmalıdır?

Kısıtlayıcı etki ile emilim azaltıcı etkiyi bir arada sağlaması nedeniyle bu yöntem beslenme konforunun daha yüksek olmasını sağlar. Diğer obezite ameliyatları ile kıyaslandığında mini gastrik bypass metodu oldukça güçlüdür. Bu uygulamadan sonra en büyük kilo kaybı ilk yıl gerçekleşir. Bu dönemde fazla kiloların yaklaşık %70 ya da daha fazlalık kısmı verilir. Literatür bilgilerine göre kilo kaybı yavaşlasa da ikinci ve üçüncü yılda da sürerek devam edecektir. 8-10 yıllık bir sürede hastalar fazla kilolarının %70-75 kadarını kaybederler.

Pek çok araştırma tüp mide ile mini gastrik bypass kıyaslandığında bu yöntemin üstün olduğunu gösterir. Kilo kaybı ve yandaş hastalıklar göz önünde bulundurulduğunda mini gastrik bypass uygulamasının Roux-en-Y gastrik bypass ile sleeve gastrektomiden çok daha etkili olduğu görülmüştür. Bunun nedeni gastrik bypass ameliyatının çok daha metabolik olmasıdır. Bu sebeple daha yüksek malnütrisyon risklerine karşı dikkatli olmak gerekir.

Mini Gastrik Bypass Ameliyatı Sonrası Dikkat Edilmesi Gerekenler

Mini Gastrik Bypass Ameliyatı Sonrası Dikkat Edilmesi Gerekenler
Mini Gastrik Bypass Ameliyatı Sonrası Dikkat Edilmesi Gerekenler

Mini gastrik bypass ameliyatı sonrası hastaların 3-4 gün hastanede yatmaları gerekir. Hastalar çoğunlukla ilk bir iki gün yoğun bakıma alınır.

  • Mini gastrik bypasstan bir gün sonra hastalar mobilize edilir.
  • Ağrı olması halinde kişilere damar yolundan ağrı kesici uygulaması gerçekleştirilir.
  • 2-3 gün boyunca mide içerisine kateter konması da mümkündür.
  • Kan pıhtılarının oluşmasının engellenmesi amacıyla hastalara ilaç verilir.
  • İlk iki günlük süreçte hastaların yemek yemesi mümkün olmaz. Kaçak riskinin olmaması durumunda 3. Günden sonra sulu gıdalara başlanabilir. Sonrasında püre ve yumuşak gıdalar ile devam edilmesinde herhangi bir sakınca yoktur.
  • Kan pıhtısı oluşumlarının engellenmesi için hastaların ayak ve bacaklarına özel bir çorap giydirilmesi gerekir.
  • Ameliyatın ardından mide içeriğinin boşaltılması için 2-3 günlük süreçte burunda mideye bir tüp konabilir.

Meydana gelebilecek komplikasyon durumları Roux en Y Gastrik Bypass ile benzerlik gösterir. Emilim eksikliği nedeniyle meydana gelen vitamin ve elektrolit eksikliği durumları Roux en Y gastrik bypassa benzerlik gösterir. Fakat ortaya çıkma sıklıkları çok daha fazladır. Ameliyattan sonra vitamin eksikliği sorunlarının giderilmesi için doktor tarafından multivitamin takviyesi verilir. Bunun yanında hastalar her üç ayda bir kontrol edilip vitamin ve mineral değerleri ölçülmelidir. Eksiklik durumlarında ilave takviye uygulamaları yapılmalıdır.

Mini Gastrik Bypass ile Kilo Verme Nasıl Sağlanır?

Mini gastrik bypass ile kilo verme ameliyatın sağlamış olduğu üç farklı yolla gerçekleştirilir.

Emilimin Kısıtlanması

Mini gastrik bypass uygulamasında ince bağırsağın başlangıç kısmında bulunan 200 cm’lik bölüm gıda geçişlerinden ayrılır. Bu bölümün görevleri sindirim ve emilimi sağlayan safra ve diğer sıvıların taşınmasını sağlamaktır. Gıdaların küçük mideden geçmesinin ardından ince bağırsağın orta kısımlarına aktarılması sağlanır. Burada safra ile gıdaların karşılaşması gerçekleşir. Tam emilim ince bağırsağın 200 cm’lik kısmından sonra başlamış olur.

İnce bağırsağın başlangıcında bulunan 200 cm mesafeden besinlerin geçmemesi, bu bölüden gıdaların emilmesine engel olur. Bu şekilde fazla alınan kaloriler emilmeden atılır. Bu emilim kısıtlayıcı etki sayesinde kilo kaybı miktarı daha yüksek olacaktır. Bunun yanında elde edilen kilo kayıpları uzun zaman etkisini gösterir.

Mide Hacminin Küçülmesi

Mini gastrik bypass ameliyatı sayesinde mide hacminde küçülme meydana gelir. Küçültülen yeni mide sayesinde hastaların yemek porsiyonları da küçülecektir. Bu yöntemin sleeve gastrektomiye benzer bir yönü de bulunur. Fakat sleeve gastrektomi yönteminde daha büyük bir mide tüpü elde edilir. Mini gastrik bypass uygulamasında daha kuvvetli bir hacim kısıtlaması sağlanır.

Hormonal Düzenleme

Mini gastrik bypass uygulamasında midenin büyük bir bölümü pasif olarak içeride durur. Bu alana yenilen gıdalar geçmeyecektir. Bu sebeple bu alan gıdalar tarafından uyarılmayacaktır. Bu sayede yavaş yavaş etkinliğini de yitirmeye başlar. Bu bölümden salgılanan açlık hormonlarının da kısmen azaldığını söylemek mümkündür. Ghrelin olarak isimlendirilen açlık hormonunun salgılanmasının azalması kişilerin erken tokluk hissine ulaşmasına yardımcı olur. Bunun yanında tokluk hissinin süresinin de uzaması mümkün olur.

Mini Gastrik Bypass Faydaları Nelerdir?

Mini gastrik bypass faydaları oldukça fazla olduğundan günümüzde sıklıkla uygulanan yöntemlerden biridir. Bu ameliyattan sonra çoğu kişi ilk 10-15 ay arasında hızlı bir şekilde kilo kaybeder. Kilo kaybı hızlarında zaman içerisinde azalma meydana gelecektir.

Mini gastrik bypass ameliyatı sonrasında fazla kiloların verilmesinde başarı oranları tüp mide ile kıyaslandığında daha yüksektir. İki yöntemde de hastaların gıda alımlarında sınırlama olur. Fakat mini gastrik bypass ameliyatında ekstradan gıda emilimlerinde de azalma meydana gelir. Bu nedenle fazla kilo kayıpları tüp mideye göre göreceli çok daha üstündür. Bunun yanında tip 2 diyabet tedavisinde de tüp mide ameliyatına göre daha avantajlıdır.

Hastalar ameliyattan sonra yaklaşık 1 yıl içerisinde fazla kilolarının %75’lik kısmından kurtulurlar. İkinci yıl fazla kilo kayıpları %80-90 arasında olur. Fazla kilo kaybı ile beraber obeziteye eşlik eden hastalıklarda da belirgin derecelerde iyileşme meydana gelecektir. Bunun yanı sıra kişilerin kendilerine olan özgüvenlerinde de artış olur. Diz ve bele olan yük belirgin bir şekilde azalacağı için diz ve bel ağrılarının büyük bölümü kendi kendine geçecektir.

Mini Gastrik Bypass Ameliyatında Risk Durumları Nelerdir?

Mini gastrik bypass ameliyatında midenin büyük bir bölümü pasif hale getirilir. Fakat bu kısmın vücuttan ayrılması gibi bir durum söz konusu olmaz. Ameliyat esnasında herhangi bir organın kesilip dışarı çıkarılması gibi bir durum söz konusu değildir. Mide küçültüldükten sonra geriye kalan bölüm atıl bir şekilde karın içerisinde sabit tutulmaya devam eder. Bu açıdan mini gastrik bypass ameliyatı sonrasında hastaların orijinal hale dönüşleri mümkün olur.

Mini gastrik bypass ameliyatı riskleri şu şekildedir;

  • Safra reflüsü; bu risk durumunun azaltılması için safra salgısını getiren bağırsak bölümünün daha yukarıdan aşağı olacak bir şekilde bağlantı işlemi gerçekleştirilir. Bu sayede safra akışı mideye uğramadan ince bağırsak içinde devam ettirilmesi mümkün olur.
  • Damping sendromu; bu durumun meydana gelmemesi için hastaların karbonhidratlı yiyeceklerden kaçınması önemlidir.
  • Mide ülseri; nadir görülen bir durumdur. Sürekli uygulanan endoskopik kontrollerle takip edilmesi önemlidir.

Mini Gastrik Bypass Ameliyatından Sonra Beslenme

Mini gastrik bypass ameliyatı sonrası beslenme konusunda hastaların dikkatli olması oldukça önemlidir. Hastalar doğru ve planlı bir şekilde beslendiğinde sağlıklı bir süreç geçireceklerdir. Beslenme programları ameliyatı gerçekleştiren doktor ve obezite cerrahisi alanında tecrübeli olan diyetisyenler tarafından belirlenir.

Mini gastrik bypass ameliyatı sonrası hastaların ne kadar sürede toparlanacağı bünyelerine bağlı olarak değişiklik gösterir. Genel olarak hastaların hızlı bir şekilde toparlanması mümkündür.

Türkiye’de Mini Gastrik Tedavisi

Türkiye’de Mini Gastrik Tedavisi
Türkiye’de Mini Gastrik Tedavisi

Türkiye tıp alanındaki gelişmeleri ile sağlık turizminin oldukça popüler olduğu ülkelerden biridir. Bunun yanında fiyatlar uygun olduğu için de pek çok kişi yurt dışından bu ülkeye gelerek tedavi olmayı tercih eder. Alanında uzman doktorlar tarafından gerçekleştirilen tedavilerin başarı oranı son derece yüksektir. Türkiye’de mini gastrik bypass tedavisi hakkında bilgi almak için bizimle iletişime geçebilirsiniz.

 

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir