Gastrik Bypass

Türkiye İstatistik Kurumunun verilerine göre kadınların %24,8’i, ergenlik çağına erişmemiş bireylerin %21,1’i ve erkek bireylerin %17,3’ü obezdir. Kilo verme ameliyatı için tercih edilen popüler yöntemlerden birisi de gastrik bypass ameliyatıdır. Bu ameliyatın asıl amacı hastaların hızla kilo vermesini sağlamaktır. Ayrıca verilere göre henüz obezite olmamış ancak ilerleyen dönemlerde obezite ve aşırı kilo ile karşı karşıya kalabilecek bireylerin oranları; erkekler %37,9, kadınlar %30,4. Olarak belirtiliyor. Gastrik bypass, halk dilinde mide bypass’ı olarak da bilinen midenin ameliyat ile küçültülerek ince bağırsak ile birleştirilmesi sağlanarak hastanın kilo vermesi sağlanır.

Gastrik bypass midenin küçülmesi ile birlikte hastayı kısıtlar ve vücudun emilimini büyük oranda azaltır. Midenin hacmi büyük oranda küçülmesinden dolayı kişinin gıda tüketimini
engelleyerek, günlük kalori ihtiyacı azalır ve bireylerde kilo artışı ciddi oranda azalır ve kilo kaybetmesine sebebiyet verir. Bunun ile birlikte bağırsağın emilim yapması büyük oranda engellenmesinden dolayı, vücudun emilimini yapması gerektiği yağ, protein, gerekli karbonhidratların
alımı azalır.

Gastrik Bypass  Aşamaları Nelerdir?

Gastrik bypass ameliyatının ilk  aşaması hedeflendiği gibi midenin küçültülme işlemidir. Mide, üst ve alt kısım olmak üzere ikiye ayrılmaktadır. Üst kısmı olarak adlandırdığımız (kese) bölge, tüketmiş olduğumuz gıdaların depolandığı bölgedir. Küçük kısım ortalama bir ceviz büyüklüğünde olduğundan sadece belli bir miktardaki gıdaları depolayabilir. Bu sebepten hastalar kısa sürede tokluk hissine ulaşır ve kişinin yeterli kalori artışı sağlanamadığı için kilo verme işlemi gerçekleşir.

İkinci aşama ameliyatın bypass (gastrik bypass) aşamasıdır. Cerrahi ameliyat sırasında ince bağırsağın belirli bölümünü kısaltır. Bu kısaltılan kısım midede oluşturulan üst kısım olarak tabir edilen küçük kısma bağlanır. Hastanın tüketmiş olduğu besinler bu keseye depolanır sonrasında ise ameliyat sonrası kısaltılmış olan ince bağırsağa geçer. Bu sayede midenin ve bağırsağın büyük bir kısmı küçültülmüş olur. Gastrik bypass sayesinde hasta artık daha az gıda tüketir ve
alması gereken kalori miktarının altında kalacağından vücut yeterli kaloriyi depo edemez, kilo veriş işlemi gerçekleşir.

Gastrik Bypass  Ameliyatının Yararları Nelerdir?

Obezite ile mücadele eden hastaların gündelik işlerini getirebilmesi, sağlık problemleri yaşamadan hayatına devam edebilmesi gibi görevlerini yerine getirmesi oldukça zordur. Hastalar ameliyatından sonraki bir yıl süre içerisinde dengeli beslenme ile birlikte fazla kilolarının yaklaşık % 75’ini bir yıl sürede kaybetmektedir. Verilen kilolar ilk 3 ay içerisinde 25-30 civarında olmasına nazaran, bu kilo kaybı kişinin kilosunun azalmasıyla orantılı olarak azalacaktır.

Kişinin bedeninde sağlanan kilo azalışı ile beraberinde getirdiği hastalıkların tedavisinde de yüksek oranda iyileşme görülebilmektedir. Kişinin özgüvenini yerine getirmesiyle beraber vücutta yaşanan diz ve fazla kiloların bele uyguladığı yükün azalmasıyla sırt ve bel ağrılarının tedavisinde de büyük rol oynar.

Gastrik Bypass  Ameliyatı Öncesi Yapılan Rutin Kontroller Nelerdir?

Ameliyat öncesinde kişinin sağlık durumu ve ameliyata uygunluk durumunun saptanması yapılacak işlemlerin sonrasında oluşturabilecek sağlık problemlerinin önüne geçilmesinde önemli rol oynamaktadır. Hasta kan sayımı, idrar testleri gibi her ameliyat için
yapılması gereken rutin testlerini yaptırmalıdır. Ayrıca tiroid, kan şekeri, diyabet için oral glukoz  tolerans testleri yapılır. Bu testlerin yapılmasının ana amacı, kişinin ameliyat öncesindeki sağlık durumunu tam anlamıyla öğrenebilmek içindir. Çeşitli komplikasyonlardan kaçınmak, ameliyat sonrasında ani ölümlere yol açabilecek sağlık sorunlarını en aza indirebilmek için vücudun
ameliyat karşısında göstereceği fonksiyonların önceden saptanması ameliyatın daha garanti geçmesine sebebiyet verecektir. Aşırı kilolu hastalarda mide fıtığı, reflü ve ülser gibi rahatsızlıklar sıkça görülmektedir. Fakat bazen kesin bir belirti vermeyebilir. Bu sebepten dolayı ameliyat öncesi endoskopi yapılarak hasta için doğru tedavi yönteminin belirlenmesi zorunludur.

Gastrik Bypass  Ameliyatında Bulunan Cerrahi Yöntemler Nelerdir?

Sleve kastrektomi diğer adıyla vertical (dikey), bir gastrik bypass ameliyat çeşididir. Toplum içerisinde yaygın olarak bilinen ismi kapalı ameliyattır. Bu ameliyat vücut kesilmeden karna birkaç küçük delik açılarak ameliyat aletlerinin kullanımı ile midenin büyük bir bölümü çıkarılır.
Sleeve gastrektomi ile mide küçüldüğünde mide de depolanan besin miktarı sınırlandırılır. Bu sayede vücutta kilo vermeye yardımcı olan hormon değişiklikleri meydana gelir.

Robotik Cerrahi

Bu işlemde vücudun karın bölgesine ufak kesikler atılarak gerçekleştirilir. Bu kesiklerin küçük olması sebebiyle hasta ameliyat sonrasında daha hızlı iyileşebilmektedir. Hasta günlük hayatına kısa sürede dönerek devam edebilir. Ameliyat sonrası kısa süre içinde hasta kendini toparlar ve sağlıklı bir şekilde hayatına ve tüm işlerine devam edebilir.

Laparoskopil Cerrahi Yöntemi

Robotik cerrahide olduğu gibi karın bölgesine birkaç küçük kesik atılarak yapılan bir ameliyat türüdür. Laparoskop adı verilen bir kamera ile hastanın midesinin içini iki boyutlu bir şekilde göstermesi ile cerrahın pratik bir şekilde ameliyatı gerçekleştirebildiği cerrahi bir ameliyat türüdür.

Açık Cerrahi Nasıl Yapılır?

Bu yöntem cerrahlar tarafından sıkça tercih edilen bir yöntemdir. Hastanın karnına büyük bir kesik açılır. Diğer ameliyat yöntemlerine nazaran, cerrah hastanın mide dokularını çok daha net bir şekilde görebilmektedir. Hasta ameliyat sonrası  diğer yöntemlere göre iyileşme süreci ve günlük hayatına dönmesi çok daha zor olsa da, ameliyatın daha sağlıklı ve risksiz yapılmasının en iyi yollarından biri olarak bilinmektedir.

Gastrik Bypass  Ameliyatı Hasta İçin Herhangi Bir Risk Taşır mı?

Kilo vermek isteyen her insana gastrik bypass ameliyatı yapmak için hastanın öncelikle ameliyata uygun olup olmadığı belirli sağlık kontrollerinden geçtikten sonra cerrahın izin vermesi gerekmektedir. Gastrik bypass ameliyatı, diğer karın bölgesini kapsayan ameliyatlarda da görülebilen iç kanama, vücutta oluşabilecek enfeksiyonlar ve ameliyat sonrası ortaya çıkabilen ileus ( bağırsakların tıkanması), herni (fıtık) gibi sorunlarla karşılaşılabilir. Bu yüzden ameliyatı yapacak uzman doktorun işinin ehli olması gerekir. Ayrıca ameliyat öncesi tüm tetkikler mutlaka yapılmalıdır.

Gastrik bypass ameliyatının içinde bulundurduğu en büyük risklerden bir tanesi, hastaya yapılan ameliyat sonrasında mide ve bağırsağın yapısında oluşabilecek ameliyat kaçakları ve bunun sonrasında hastanın iyileşme süreci tamamlanmadan gerçekleştirilmesi gereken ikinci bir ameliyattır.

Hastanın bu ameliyat için oluşturmuş olduğu riskler, kişinin kilo artış durumuna (obezite) bağlı olarak değişkenlik gösterebilir. Hastanın akciğer ve ayaklarında kan pıhtı oluşumu görülebilir. Bu gibi durumlarda hemen gastrik bypass ameliyatını gerçekleştiren doktora danışması gerekmektedir.

Gastrik Bypass  Ameliyatı Kimler İçin Uygundur?

Hastaların obezite durumu vücut kitle endeksine göre değerlendirilir ve buna göre karar verilir. Vücut kitle endeksi 40 üzeri olan hastalar obezite hastası olarak adlandırılır. Vücut kitle endeksi 35 – 40 arasında olup, hipertansiyon, diyabet, uyku apnesi gibi kalıcı hastalıkları bulunan kişiler bu ameliyat için uygundur.

Gastrik bypass ameliyatı cerrahın, hastanın sağlık durumunu tetikleyecek bir medikal hastalığı bulunuyorsa ve kişi 18 yaşının altındaysa çoğu cerrah tarafından tercih edilmez. Ancak bazı cerrahlar tarafından 18 yaşının altındaki bireylerde ebeveynlerinin onayı olduğu takdirde işlemi gerçekleştirebilmektedirler.

Gastrik Bypass  Ameliyatı Sonrası Nelere Dikkat Edilmelidir?

Ameliyat sonrasında bölgenin iyileşebilmesi için bir süre olabildiğince yumuşak ve sıvı besinler tüketilmelidir. Olabildiğince protein içeren sebze meyveler ve tahıl gruplarını içerisinde bulunduran bakliyatlar tüketilmelidir.

İlk haftalarda sıvı, ileriki haftalarda ise hastanın sağlık durumuna göre bu besinler püre olarak tüketilmesi çok önemlidir. Dehidrasyon ( sıvı kaybı) yaşamamak için hastanın günlük 1,5 – 2 litre civarında su tüketmesi gerekmektedir. Aksi taktirde dehidrasyon sonucunda hastada bulantı, baş dönmesi, kusma, idrarda koyuluk gibi rahatsızlıklar rastlanabilir. Tüketimi kolay besinlerin tercih edilmesi gerekmektedir. (Yağ oranı düşük, koyuluğu sıvılaştırılmış besinler)

Hastanın gün içerisinde 3 öğün yemek yemesi yeterli olacaktır. Doygunluk ve tokluk hissi yaşanıldığında yeme içme durdurulmalı, ameliyatı tetikleyecek şekilde aşırı yemek yemekten kaçınılmalıdır. Yiyeceklerin hızlı tüketilmesi midenin emilimini ve sindirim bozukluğuna sebebiyet verebilir. Bu nedenle hasta acele etmeden ortalama 45 dakika içersin de tüketmelidir.
Gastrik bypass ameliyatı sonrasında hızlı kilo kaybı bazen saç dökülmesine sebep olabilir, bunun başlıca sebeplerinden biri yetersiz protein alımıdır. Yeterli protein ve çinko alımı yapmayan hastalarda ameliyatın 4.ayından sonra saçlarda ciddi miktarda dökülmeler görülebilmektedir. Bu sorun doktorunuzun size tavsiye edebileceği vitamin takviyeleri ile önlenebilmektedir. Pek çok hasta yaşadığı saç dökülmesinin ardından uyguladığı sağlıklı beslenme programları sayesinde saç kayıpları doğal yenilenme olarak geri dönmektedir.

Gastrik bypass ameliyatı sonrasında hastaların sağlık problemlerinin yanı sıra en çok merak ettikleri konulardan birisi, hızlı kilo kaybının yanında kilo vermekten dolayı kaynaklanan ölü deri sarkmalarının önlenmesidir. İnsan vücudu yoğun kilo kaybı yaşadıktan sonra kendini toparlama aşamasında önemli miktarda deri sarkması yaşayabilir. Kilo verme sürecinde yapılan diyet ve doğru egzersiz hareketleri hastanın deri sarkmaları ve çatlaklarının oluşumunu azaltmaktadır.

Fakat yoğun miktardaki derilerin önlenmesi egzersiz ile tamamen engellenemez. Deri sarkmalarının tamamı maalesef ameliyatsız bir şekilde engellenmesi mümkün değildir. Ameliyatsız bir şekilde bodytite, renuvion tarzı cihazlarla yapılan sarkmaları engelleyici cihazlar kısmen yararlı olabilir. Ancak en etkili sonuç cerrahı bir müdahale yapılmasıdır.

Deri ameliyatı yaptıracak olan hastaların ameliyat olmadan önce dikkat etmesi gereken önemli hususlar vardır. Gastrik bypass ameliyatı üzerinden minimum 2 yıl geçmiş olmalıdır.
Kişinin kilo azalma oranı sabitleşmiş ve üzerinden enaz 6 aylık bir süreç geçmiş olmalıdır.
Deri aldırma ameliyatı olacak kişinin sigara içmemesi gerekmektedir. BMI değeri 30’un altında olmalıdır.

Diyabet hastası olan gastrik bypass hastalarının kan şekeri seviyesinin sabit olması gerekmektedir. Deri sarkmaları için olacağınız ameliyatlar gastrik bypass ameliyatına oranla daha zorlu ve ağrılı geçebilmektedir. Gastrik bypass ameliyatı minimal bir ameliyat türüdür. Kişinin derilerini aldırıp vücudunu şekillendirmesi daha uzun cerrahi mücadeleler
ve daha uzun bir iyileşme süreci gerektirmektedir. Bu ameliyatları, estetik ameliyatları gibi düşünmemek gerekmektedir.

Gastrik Bypass  Ameliyatı Sonrası Kesinlikle Uzak Durulması Gereken Besinler

Taze çıtır ekmek, pilav, kırmızı et , lifli tüketimi zor meyvelerden kesinlikle uzak durulmalıdır. Vücut bu besinleri olabildiğince diğerlerine nazaran daha çok yorularak sindirimini sağlamaktadır. Bu nedenle sağlık sorunlarını minimuma indirmek için bu besinler ameliyat sonrasında kesinlikle tercih edilmemelidir. Yasaklı besinlere alternatif olarak kızarmış ekmek, pirinç çorbası, tüketimi zor olan besinlerin ezilmiş ve küçük parçalar haline getirilmiş şekilde tüketilmesi, kabuklu
meyvelerin ise soyularak yavaş ve uzun sürede pişirilmiş yanı sıra suyu sıkılarak tüketilmesi çok daha sağlıklıdır. Ameliyat sonrası tercih edilebilecek gıda örnekleri;

  • Yağsız ve kaymaksız süt
  • Yağsız yapılmış ve blenderda çekilmiş çorbalar
  • Light yoğurt ve tam buğday yumuşak sindirilebilir ekmek
  • Blenderdan geçirilmiş tencere yemekleri
  • Blenderdan geçirilmiş baklagiller
  • Düşük kalorili yağsız peynirler

Gastrik bypass ameliyatı sonrası vücudun su alımına yardımcı olacak yollardan biriside erken doyum hissine kapılındığı için sıvıları çok düşük miktarlarda içilerek başlanmalıdır. Birkaç gün sonra tüketilmesi gerek su miktarı ortalama 3 su bardağı olacaktır. Yaklaşık bir hafta sonrasında ise günlük 1,5 ila 2 litre arasında su tüketimi sağlanabilir.

Konsantre şekerler ve tüketilen alkol, çeşitli sağlık sorunlarını beraberinde getirebilir ve mideye zarar verebilir. Şeker içeren çikolatalar, tatlılar, sodalar, bal, kekler, şerbetler, dondurma, alkol (bira dahil),donutlar sindirilmemesi gereken konsantre şekerlerdendir. Hastalar farklı gıdalara vücut tepkileri gösterebilir.

Bypass Ameliyatı Sonrasında Yaşanan Dumping Sendromu Nedir?

Dumping sendromu gastrik bypass ameliyatı sonrasında yaşanabilmektedir. Besinlerin kısa sürede ince bağırsağa ulaşmasından kaynaklanır. Bu sebeple besinler yavaş ve dikkatlice sindirilmesi gerekmektedir. Bu sendromun hastalarda gözlemlenen sık belirtileri hazımsızlık, çarpıntı, yüzde kızarıklık, terleme, mide bulantısı kusma ve ishaldir. Dumping sendromuna yakalanmamak için doğru zayıflama programı ve dengeli beslenme ile sağlanabilir.

Tüp Mide Ve RNY Gastrit Bypass Arasındaki Farklar Nelerdir?

Tüp mide ameliyatında bağırsaklara müdahalede bulunulmaz yalnızca mide küçültülür ve hastanın daha az besinle daha çok tokluk hissi yaşanması sağlanır. Gastrik bypass Türkiye ameliyatında ise bağırsaklara olabildiğince kısa yoldan mideye bağlanan bir yol yapılır. Tüp mide ameliyatında midenin büyük olan dış kısmı kesilerek muz gibi bir halde kalması sağlanır.

Ancak gastrik bypass ameliyatında mide neredeyse tamamen (%80’i) alınır. Besinler kısa sürede ince bağırsağa gönderilir. Tüp mide ameliyatında ise vücutta sinirim sistemi düzenli olarak çalışmaktadır.
Tüp mide ameliyatında kişinin bağırsağında bir değişim olmayacağından dolayı sindirim sisteminde bir değişiklik yaşanmayacaktır. Gastrik bypass ameliyatında ise ince bağırsağın belirli bir bölümü emilim konusunda yetersiz olacaktır. Yeterli emilim engelleneceğinden dolayı ameliyat sonrasında takviye gıdalar kullanmak hasta için gerekebilmektedir.

Gastrik Bypass  İle Tüp Mide Ameliyatı Arasında Maliyet Farkları Nelerdir?

Gastrik bypass ameliyatında midenin çok büyük bir bölümü alınır. İnce bağırsak ile midenin üst bölümü birbirine birleştirilir. Tüp mide ameliyatına göre çok daha uzmanlık isteyen bir ameliyat türüdür. Tüp mide ameliyatında ise midenin büyük bir bölümü tamamen kesilerek vücuttan ayrılır. Böylece daha küçük bir mide elde edilir. Gastrik bypass ameliyatı ile tüp mide ameliyatı arasında maliyet farkı oldukça fazladır.

Gastrik bypass ameliyatı çok daha riskli ve zorlu bir ameliyat türüdür. Ancak kilo kaybı tüp mide ameliyatına nazaran çok daha hızlı ve etkilidir. Fazla kilosu 65 kilo ve üzerinde olan bireyler için gastrik bypass ameliyatının yapılması çok daha etkili olacaktır. Tüp mide ise 45 kilodan fazla kilosu olan kişilerin yaptırması açısından etkili bir yöntemdir.

Gastrik Bypass  Prosedürü Süresi

Gastrik bypass prosedürünün ortalama süresi 1 – 2 saat arasındadır. Hastalar 2 ila 3 gün arasında hastanede müşahede altında tutulur. Kişilerin ameliyat sonrasında iyileşme süresi 2 ila 4 hafta arasında gerçekleşir.  1 yıldan 1 buçuk yıla kadar hastalar ideal kilolarına ulaşabilmektedir.

Tıbbi Problemler Gastrik Bypass  Ameliyatını Ne Kadar Etkiler?

Ciddi kalp damar ve akciğer hastalıkları bulunan tüm ameliyat türleri için tehdit oluşturabilir. Bu hastalıklar kişinin kilo durumundan kaynaklanıyor ise ameliyat gereksinimi de değiştirebilir. Eğer ameliyatın sağlanacağı yararlar düşünüldüğünde, ortalama üzerinde bir  risk getirmiyor ise, ameliyata girecek olan cerrahi hekimin gastrik bypas ameliyatı önermesinde sağlık açısından bir tehdit oluşturmayacaktır. Aşırı kilo problemi yaşayan hastalar, cerrahi hekimlerden gastrik bypass ameliyatına uygun olup olmadıklarını öğrenebilmek için kliniğimizdeki uzman doktorlarımızla iletişim kurarak detaylı bilgi alabilirsiniz.

 

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir